Psikiyatri ve Psikoterapi

Psikiyatri ve psikoterapi hakkında her şey...

Üye Giriş Formu

Erkekte Cinsel İlgi ve İstek Bozukluğu

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

Cinsel İlgi ve İstek Bozukluğu (CİİB) Nedir?

Cinsel fantezi ve cinsel etkinliklere yönelik ilgide sürekli veya tekrarlayan biçimde azalma ya da kayıp ile karakterize bir cinsel işlev bozukluğudur.

Erkeklerde bu tür yakınma ile yapılan başvurular oldukça nadirdir. Bunun en önemli nedeni cinsel ilgi ve istek azalmasının sıklıkla erektil işlev bozukluğuna (EİB) (uyarılma bozukluğuna) neden olması ve erkeklerin daha çok EİB yakınması ile başvurmalarıdır. İlgi ve istek bozukluğu ile yapılan başvuruların sıklığını azaltan bir başka etken ise “erkeklerin her zaman ve her koşulda cinselliğe hazır olduğu” biçimindeki cinsel mittir. Bu tür yanlış/abartılı bilgi ve beklentiler erkeğin yardım arama davranışı içine girmesine engel olmaktadır.

CİİB’in Nedeni Nedir?

CİİB erkeklerde hemen tamamen “azalmış cinsel istek” biçiminde kendini gösterir. Cinsel istek düzeyi biyolojik (hormonal) ve psikolojik (özgüven, olumlu deneyimler ve eşle ilişkilerin niteliği gibi) etkenlerle yakından ilişkilidir. Cinsel istek azlığının ilk cinsel aktiviteden itibaren mi yoksa sonradan mı oluştuğu (birincil veya ikincil), partnere/ortama mı bağlı yoksa genelleşmiş mi (durumsal veya total) olduğunun belirlenmesi tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından önemlidir.

Cinsel ilgi ve istek azalması primer (birincil) bir sorun olarak ortaya çıkmışsa neden olarak öncelikle endokrin (hormonal) bozukluk düşünülmelidir. Kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de sekonder (ikincil) gelişen bir cinsel istek azalması daha çok bireyin partneri veya eşi ile genel ilişkisinin doyurucu olmayışı ile açıklanabilir. Ancak depresyon veya diğer fiziksel hastalıklar erkeklerde kadınlardan daha fazla ikincil ilgi ve istek azalmasına neden olurlar.

Genellikle ergenlikten itibaren belirgin hale gelen birincil cinsel istek azalmalarında cinsellikle ilgili olumsuz düşünceler, travmatik cinsel deneyimler veya ilişkili bilinç dışı korkular gibi psikolojik etkenler ön planda olabilir. Bu durumlarda da genel tıbbi bir durumu dışlamaya yönelik laboratuar tetkikler mutlaka yapılmalıdır. Klinikte karşılaşılan olgular genellikle sonradan ortaya çıkan (ikincil) ve genelleşmiş cinsel (total) istek azalmalarıdır. Bu durumda cinsel istekte azalma sorunu genellikle sertleşme bozukluğu (EİB) veya erken boşalma gibi diğer cinsel işlev bozukluklarına ikincil olarak gelişebilmekte ya da yoğun stres veya kaygı gibi psikojenik etkenlerle bağlantılı olabilmektedir.

CİİB Ne Sıklıkta Görülür?

Erkeklerde görülme sıklığı kadınlara göre daha azdır (%1-15). CİİB çoğu kez diğer cinsel işlev bozuklukları ve en sık olarak da erektil işlev (sertleşme) bozukluğu (EİB) ile birlikte görülür. Türkiye’de yapılan bir araştırmada CİİB’nin EİB ile birlikte görülme sıklığı %10,2 olarak bulunmuştur.

CİİB Ne İle Karışabilir?

CİİB ile karısan bir başka durum cinsel tiksinti bozukluğudur. Bu bozuklukta eşle cinsel birleşmeden kaçınma ve tiksinti olur. Burada birey bir partnerle cinsel ilişki söz konusu olduğunda endişe ve korku duyar. Tiksinti, cinsel birleşmenin herhangi bir yönüyle ilgili olabileceği gibi, tüm cinsel uyaranlara (öpüşme, dokunma gibi) yönelik de olabilir. Klinik olarak özgül fobiye benzer. Cinsel eylem söz konusu olduğunda kişide yoğun korku, bulantı, çarpıntı, bayılma hissi gibi belirtiler görülür. Bunun nedeni olarak çoğu kez travmatik cinsel yaşantılar, çocukluk çağı istismarları, tekrarlayan ağrılı cinsel birleşmeler ve çeşitli bilinç dışı çatışmalar rol oynar.

CİİB Tanısı Nasıl Konur?

Tanı için bu sorunun kişinin yaşamında belirgin bir zorlanma oluşturması veya kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olması gerekmektedir. Tanı koyabilmek için başka bir psikiyatrik bozukluğa (örneğin depresyona) bağlı bir cinsel ilgi ve istek azalması söz konusu olmamalıdır. Cinsel istekte azalmaya yol açabilecek herhangi bir psikiyatrik, sistemik hastalık veya ilaç/madde kullanımı varsa CİİB tanısı konulamaz.

CİİB Tedavisi Nasıl Yapılır?

Cinsel ilgi ve istek azalmalarında genel yaklaşım, psikoterapi ve/veya cinsel tedavi uygulamaları ile cinselliğin tekrar haz verici olarak yaşanmasının sağlanmasına yöneliktir. Bunu sağlamak için cinsellikle ilişkili olumsuz düşünce biçimlerinin belirlenmesi ve düzeltilmesi; cinsel uyarılma profilinin belirlenmesi, uyarıcı niteliği saptanan görsel, dokunsal vb. cinsel etkinliklerin ön planda olduğu cinsel egzersizler, mastürbasyon ödevleri, sertleşme bozukluğu-erken boşalma gibi birincil etkene yönelik tedavi yaklaşımları yararlı olmaktadır. Cinsel travmaya bağlı ve/veya yaşam boyu sürmüş olgularda çift tedavisi yerine öncelikle bireysel tedavi yaklaşımı uygulanmaktadır. Bu tedavinin gerektiği şekilde yapılabilmesi ve başarılı olması için de tedaviyi uygulayacak kişinin bu konuda gerekli eğitimi alması (tıbbi ve psikolojik) ve tecrübesi olması gerekir. Maalesef son zamanlarda yetersiz eğitim almış ve gerekli bilgi ve tecrübe deneyimi olmayan kişiler tarafından uygulanan tedaviler nedeniyle tedavi olamamış veya tedavi motivasyonları düşük, düzelme umudunu kaybetmiş, zor vakalar haline gelmiş hastalarla karşılaşmaktayız. Bu sebepten dolayı cinsel ilgi ve istek azalması tedavisi cinsel bozukluklar terapisi eğitimi almış ve bu konuda yeterli tecrübesi olan bir uzman tarafından yapılması gerekmektedir.

 

Kaynaklar:

  1. İncesu C. Cinsel İşlevin Fizyolojisi, Cinsel İşlev Bozuklukları Monograf Serisi 1, In: Yetkin N, İncesu C, ed, 1998:3-11.
  2. Sungur M.Z. Erkekte Cinsel İşlev Bozuklukları, T Klin J Psychiatry 2004, 5:1-5.
  3. Özmen H.C. Erkekte Sık Görülen Cinsel İşlev Bozuklukları ve Tedavide Bilişsel-Davranışçı Yaklaşımlar, T Klin J Psychiatry 2004, 5:6-8.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to Twitter

BİLGİLENDİRME

Bu site ruh sağlığı alanında insanlarımızı bilgilendirmek, eğitmek ve yardımcı olmak amacı ile hazırlanmıştır. Bu sitede size verilen bilgiler sizi tedavi amacına yönelik değildir. Bir sorununuz varsa öncelikle ruh sağlığı alanında çalışan uzman bir kişiye başvurmanızı öneririz.

HAVA DURUMU

Ziyaretçi Sayısı

01.11.2009 tarihinden itibaren gelen ziyaretçi sayısı
1189046
BugünBugün163
DünDün382
Bu HaftaBu Hafta1258
Bu AyBu Ay8171
ToplamToplam1189046
Çevrimiçi Ziyaretçi: 8