Psikiyatri ve Psikoterapi

Psikiyatri ve psikoterapi hakkında her şey...

Obsesif Kompulsif Bozukluk

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

Düşünmek istemediğiniz halde tekrar tekrar zihninize gelen düşünceleriniz varsa ya da aynı şeyi tekrar tekrar yapıyor ve yapmaktan kendinizi alamıyorsanız obsesif kompülsif bozukluğunuz olabilir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), kimi zaman istenmeden gelen ve uygunsuz olarak yaşanan ve belir­gin kaygı ya da sıkıntıya neden olan, yineleyici ve sürekli düşünceler, dürtüler ya da düşlemlerin olmasıdır. Bu düşünce takıntılarının getirdiği sıkıntıyı azaltmak için tekrar tekrar bazı hareketleri yapma ve bunları yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlarda (örn. el yıkama, düzene koyma, kontrol etme) ya da zihinsel eylemlerde (örn. dua etme, sayı sayma, birtakım sözcük­leri sessiz bir biçimde söyleyip durma) bulunma şeklinde ortaya çıkan bir ruhsal bozukluktur.

Bu takıntılar (obsesyonlar) ya da zorlantılar (kompulsiyonIar) belirgin bir sıkıntıya neden olur, zamanın boşa harcanmasına yol açar (günde 1 saatten daha uzun zaman alırlar) ya da kişinin olağan günlük işlerini, işle ilgili (ya da eğitimle ilgili) işlevselliğini ya da olağan toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini önemli ölçüde bozar.

OKB’nin Belirtileri Nelerdir?

Obsesyon (takıntı-saplantı): Devamlılık gösteren, tekrar tekrar zihninize giren istenmeyen düşünceler, hayaller, istekler veya sık sık ortaya çıkan rahatsız edici endişelerdir. Siz özellikle istemeden hatta bazı durumlarda özellikle aklınıza gelmemesi için uğraşmanıza rağmen aklınıza kendiliğinden gelirler veya belli durumlar ve ortamlarda kendiliğinden ortaya çıkarlar ve sıklıkla sıkıntıya neden olurlar. Örneğin: bulaşma oldu mu?, ... kir var mı? Acaba kapıyı kapattım mı? ütünün fişini çektim mi? ... zarar verebilir miyim?, farkında olmadan … yapmış olabilir miyim?, hata yaptım mı?, eksiklik var mı? ... istedim mi? .... istiyor muyum? Cinsellik, kazaya ya da bir kötü olaya neden olma ve dini konularda şüphe, hayal veya düşünceler.

Bu takıntılar, istenmedik ve uygunsuz bir nitelik taşımalarından ötürü, benliğe yabancı (ego-distonik) olarak ad­landırılırlar. Bu terim, takıntının kişiye yabancı geldiğini, kendi denetiminde ortaya çıkmadığını ve kişinin sahip olmak isteyeceği bir düşünce olmadığını ­gösterir. Ancak yine de, kişi bu takıntıların kendi zihninin bir ürünü olduğunu ve dışarıdan kendisine yüklenmiş olmadığını bilir.

Obsesyon (takıntısı-saplantı) adını verdiğimiz bu endişelerin içeriği kişiden kişiye değişmekle beraber ana temalar şunlardır:

  • Kirlilik bulaşması (kirlenme veya hastalık bulaşması düşüncesi),
  • Yineleyen kuşkular (kapıyı kapatıp kapatma­dığı gibi),
  • Birtakım nesnelerin belirli bir düzende olma­sına gereksinme (nesnelerin düzensiz ya da bakımsız olmasından yoğun bir sıkıntı duy­ma gibi),
  • Saldırganlık veya kazaya yol açma (etrafa zarar verici bir şeyler yapma gibi)
  • Cinsellik (cinsel olarak yasak utandırıcı bir şey düşünme, isteme, hayal etme)
  • Dini konulardır (ayıp ya da günah bir şey düşünme, isteme, hayal etme).

Bazı kişilerde akla gelen düşünce istek veya hayallerin bizzat kendisi, yani akla gelmesi bile sıkıntı verici, korkutucu veya utandırıcıdır. Bu düşüncelerin, istek, hayal ve endişelerin aklınıza gelmesi size sorumluluk da yükler; aklına böyle bir şey gelmiş olması nedeniyle önlem almadıkça içiniz rahat etmez. Giderek bütün hayatınız endişeleri düşünme, temizleme veya kontrol etme ile geçmeye başlar.

Zorlantılar (Kompulsiyon) veya ritüeller: Çoğu kere aşırı veya mantıksız bulmanıza rağmen yapmaktan kendinizi alamadığınız tekrarlayıcı davranışlar. Böyle yapmanın amacı kaygıdan ya da sıkıntıdan korunmak ya da bunları azaltmaktır. Çoğu kez kişi, takıntıya eşlik eden sıkıntıyı azalt­mak için, belirli bir kompulsiyonu yerine getirmeye doğru itildiğini duyumsar. Ancak bunlar giderek bütün vaktini işgal etmeye başlar.

En sık karşılaşılan kompulsiyonlar şunlardır:

  • Davranışsal işlemler: El yıkama, silme, kapıyı kontrol etme, musluğu kontrol etme, dönüp tekrar bakma, başkasına sorma, aynı düşünce veya istek akla gelmeden hareketi tekrar yapma veya belli sayıda bazı hareketleri tekrarlama, bir sıraya koyma veya bir düzene koymadır.
  • Zihinsel işlemler: Sayı sayma, dua etme, tersini söyleme, rahatlatıcı kelimeler tekrarlama, konuyu zihinde tekrar canlandırarak inceleme, konu üzerinde düşünerek analiz etme, soruya cevap bulmaya çalışma gibi.

Obsesif Kompulsif Bozukluğu Olan Bireylerin Ortak Özellikleri

1. Endişeler ve Takıntılar (Obsesyonlar) kötü bir şeyler olacağı kaygısıyla ilgilidir: Takıntılara hemen daima eşlik eden sıkıntı size ya da sevdiklerinize gelecek bir zarardan korkmakla ilgilidir. Örneğin kapıyı pencereyi kontrol eden bir hastada “kapıyı pencereyi kontrol ediyorum çünkü açık kalırsa birisi girip çocuklarımı öldürebilir, paramızı çalabilir. Eğer bu olursa benim hatam olur ve suçlanmayı hak ederim.” şeklinde ya da yıkanma kompülsiyonu (zorlantısı) olan bir hastada “eğer temizlenmezsem hastalanabilirim, çocuklarıma hastalık bulaştırabilirim” şeklinde düşünceler ve korkular olabilir.

2. Kişinin takıntısının akıldışı olduğunu bildiği anlar olur: Belirtiler olmadığı anlarda çoğu obsesif birey takıntılarının gereksiz olduğunu bilir. Endişeler başladığında ise bunu unutabilir ve takıntılarından dolayı çok korkuya kapılabilir.

3. Takıntılara direnmeye ya da bunları unutmaya çalışmak sadece durumu daha da kötüleştirir: Takıntı şeklindeki düşünceler ve hayaller çok fazla sıkıntı verdiği için kişi bunlardan şiddetle kurtulmak ister. Ama ne yazık ki bu mücadele unutulmak istenilen düşünceyi canlı tutar. Kişi ne kadar çok mücadele ederse o düşünceyi zihninden atması da o kadar zorlaşır. Düşünce takıntılarının sürmesini sağlayan şeyler:

  • Takıntıdan korkmak.
  • Aktif biçimde unutmaya çalışmak.
  • Hatırlatan durumlardan kaçmak.
  • Hiç bir zaman takıntı olmamasını amaçlamak.
  • Takıntıların ilerde de tekrarlayabileceği endişesini taşımak.

4. Zorlantılar geçici bir rahatlama sağlar: Takıntının yarattığı şiddetli sıkıntıyla kişi kendisini rahatlatacak bir şeyler arar ve sonuçta yaptığı bazı eylemlerle rahatlar. Örneğin kirlilik takıntısı olan birinin elini yıkayarak rahatlaması gibi. Ama bu etki geçicidir. Bir süre sonra yeniden sıkıntı başlar.

5. Tekrarlayan eylemler (ritüeller) genellikle özel bir sırada gerçekleştirilir: Zorlantı davranışları belli bir sıra dahilinde kurala uygun gerçekleştirilirse sıkıntıyı azaltır. Eğer bu kural bozulursa yeni baştan aynı sırayla tekrar gerçekleştirilirler. Kirlilik takıntısı olan bireyin yıkama esnasında belli bir sayıda yıkıyorsa yıkama sırasında yaptığı bir işlemi hatırlayamazsa işi tekrar baştan başlatması gibi.

6. Kişi zorlantılara da direnmeye çalışır: Zorlantı şeklindeki hareketler kişiyi geçici olarak rahatlatsa da bunları tam yapmanın zorluğu ve aldıkları zaman yüzünden kişi bunlara direnmeye çalışabilir ya da bunların zahmeti nedeniyle bunlara başvurmasına yol açacak nesne ve durumlardan kaçabilir. Temizlenme ritüellerinin sıkıntısı nedeniyle kişinin ayda bir banyo yapması, haftada bir büyük abdeste çıkması gibi.

7. Kişi bir takım koruyucu davranışlar için başkalarından da yardım alır: Temiz mi kirli mi diye birine sorma, yıkarken başkasına da izletme, kendisi yerine temizlemeyi ya da kontrolü birine yaptırma gibi. Bu hem kaçınmaya hem de sorumluluğu paylaşarak biraz rahatlamayı sağlar.

OKB Alttipleri Nelerdir?

OKB’deki çeşitli obsesyonlar ve kompulsiyonlar nedeniyle değerlendirme ve tedavi kolaylığı açısından yaşanan belirtilere göre OKB alttiplere ayrılabilir, bazen bir hastada birden fazla belirti grubu olabildiği gibi bazen de yıllar içinde belirtiler birinden diğerine değişebilir. Belirti türlerine göre başlıca alttipler:

  1. okb_1Yıkayıcı–temizleyiciler: Kişide kirlilik bulaşma obsesyonu ve yıkanma temizlenme kompülsiyonu vardır
  2. Kontrolcüler: Birey yaptığı veya yapmadığı bir şeyle ilgili şüpheye kapılır ve bunun verdiği sıkıntıyla tekrar tekrar kontrol eder (Kapı, pencere, elektrikli ev aletleri, doğalgaz, araba, eşya, konuştuğu konular, okuduğu yazılar, doldurduğu formları kontrol).
  3. Toplayıcı- biriktiriciler: Gereksiz nesneleri toplar sonra da atamazlar
  4. Düzenleyici-sıralayıcılar: Çevredeki nesnelerin belli bir düzende durması, simetri, eşyalarda eksiklik, leke, çizik olmamasına gereksinim duyarlar
  5. Tekrarlayıcılar: Bu kişilerin aklına kötü veya istemedikleri bir düşünce gelir ardından bunu etkisizleştirmek için belli eylemleri, sözleri veya düşünceleri tekrarlarlar Örneğin yakın birinin ölümünü önlemek için giyinip soyunmak, aklına kötü bir şey geldiği için aynı şeyi bu düşünce olmadan yapmak gibi
  6. Düşünce takıntıları, saf obsesyonlar ve endişe: Anksiyete yaratan düşünce ve imgeler (obsesyonlara) akla gelir ardından bununla ilgili olarak etkisizleştirme çabası başlar. Örneğin eşcinsel olduğu düşüncesi aklına gelen bir kişinin bunun üzerinde düşünmesi, analiz etmesi, konuyu araştırması insanlara bunu sorması gibi. Bazen gündelik sıradan olaylarla ilgili akla sıkıntı yaratan olumsuz bir düşünce gelir ardından buna karşıt iç tartışma gelişir ve bu konu saatlerce sürer.

OKB Neden Olur?

okb_beyinBirçok insan kendilerinde OKB’ nin nasıl geliştiğini merak ederler. Bununla ilgili birçok bilimsel varsayım ortaya atılmış olup, OKB’ yi tek bir nedenle açıklayamayacağımız görüşü en çok kabul gören varsayım olmuştur. Bu etkenler sırasıyla kişinin kalıtımının da etkisiyle şekillenen beyin özellikleri, içinde bulunduğu ortam koşulları ve yaşadığı olaylar, kişilik özellikleri ve düşünme biçimi, davranış tepkileri ve duygusal özellikleridir. Bunlardan bazıları kimi hastalarda diğerlerine göre daha ön planda olmakla beraber, gelişimin nasıl olduğuna ilişkin tatmin edici bir kuram yoktur. OKB si olan bireylerin yapılan beyin incelemelerinde beyinde, beynin orbitofrontal kortex ve caudate nukleus adı verilen bölgelerde aktivite artışı olduğu saptanmıştır (Şekil 2).

Bu bölgelerden caudat nukleus düşüncelerin sınırlanmasında rol oynar. Saptanan bu biyolojik değişiklikler OKB de hem bir neden hem de bir sonuç olabilir.

Günümüzde OKB nin psikolojik nedenleriyle ilgili temel açıklama biçimi bilişsel davranışçı modele dayalıdır. Davranışçı model, çocukluk dönemindeki yaşantılarla oluşan bazı koşullanmaların (örneğin kirlilikle ilgili ailenin olumsuz tepkileri -kirlendiğinde kızılması- ve titiz davranışları, buna karşılık yıkanma, silme davranışlarının beğenilmesi, desteklenmesi) OKB gelişiminde etkili olduğunu öne sürer. Bu koşullanmaların etkisiyle normalde herhangi bir özellik taşımayan ve dolayısıyla da sıkıntı doğurma gücü olmayan bazı uyaranlar (örneğin evin zemini, kapı kolu vb) ve durumlara (örneğin kirlilik, bulaşma) karşı öğrenilmiş bir korku ve kaçınma davranışı gelişir. Ayrıca birey kompülsiyonlara başvurdukça kısa süreli ve geçici olarak rahatladığı için kompülsiyonlar (yıkanma, temizlenme, kontrol vb gibi) yerleşik hale gelir.

Bunun yanı sıra çocukluk döneminin bazı düşünsel özelliklerinin ve o dönemde oluşan bazı inançların yetişkinlikte de sürdürülmesi (“bir eylemle ilgili düşünmek onu yapmak gibidir”, “kendine ya da başkasına gelebilecek bir zararı önleyememek (ya da önlemeye çalışmamak) o zarara neden olmak demektir”, “sorumluluk bir olayın olasılığının az olmasıyla azalmaz”, “Kişi düşüncelerini kontrol edebilmelidir –etmelidir” gibi inançlar) bir diğer etkendir.

OKB ne sıklıkta görülür?

Çoğu obsesif hastanın bu durumunu saklayıp doktora başvurmaması nedeniyle eskiden nadir görülen bir rahatsızlık olduğu zannedilirken yapılan toplum çalışmaları en sık görülen ruhsal rahatsızlıklardan birisi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Görülme sıklığı %1-3 arasında değişir, bunun anlamı Türkiye’de 1,5-2,5 milyon kişide bu rahatsızlığın olmasıdır. Kadınlarda ve erkeklerde eşit sıklıkta görülür. Birinci derecede biyolojik akrabalarında böyle bir hastalık bulunanlarda daha sık görülür. Bu rahatsızlık belirtileri size çok garip gelse de yaygın bir durumdur ve deli olduğunuz ya da delireceğiniz anlamına gelmez.

OKB ne zaman başlar?

Genellikle ergenlik ya da genç erişkinlik dönem­lerinde başlarsa da, çocukluk döneminde başladığı da olur. Erkeklerde daha çok 6-15 yaşları arasında, kadınlarda daha çok 20-29 yaşları arasında başlar.

OKB’ye eşlik edebilen başka psikiyatrik bozukluklar var mı?

Obsesif-kompulsif bozukluk, majör depresiyona, diğer kaygı bozukluklarına, yeme boz­ukluklarına ve kimi kişilik bozukluklarına (obsesif-kompulsif kişilik bozukluğu, çekingen kişilik bozukluğu­, bağımlı kişilik bozukluğu) eşlik edebilir.

Bu hastalığın gidişatı nasıldır?

Çoğu kez, yavaş yavaş gelişir. Çoğu kişide, alevle­nip yatışan, süreğen bir gidiş gösterir; hastalığın alevlenmeleri yaşamdaki zorlanmalarla ilişkili olabi­lir. Bu kişilerin yaklaşık % 15'inde toplumsal ve iş­le ilgili işlevsellikte, giderek ilerleyen bir düşme görülür. Yaklaşık % 5'inin, dönemler arasında hiç belirtisinin olmadığı ya da çok az belirtisinin olduğu, yineleyici dönemlerle giden bir hastalığı vardır.

OKB tedavisi nasıl yapılır?

Bu rahatsızlığı olan bireylerin bilmeleri gereken en önemli nokta bu rahatsızlığın etkili tedavileri olduğudur. Gerek ilaç tedavisiyle gerekse Bilişsel-Davranışçı tedavi adını verdiğimiz psikoterapi yöntemiyle yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır.

İlaç tedavisi:

Obsesif-kompulsif bozukluğun tedavisinde kulla­nılan başlıca ilaçlar antidepresan ilaçlardır. Bu ilaçların etkisinin az olduğu veya etkisiz olduğu durumlarda ise başka kaygı giderici veya antipsikotik denilen ilaçlar da kullanılabilir. İlaç tedavilerinde hastaların %60-70’inde yaklaşık 2-3 aylık bir süreçte belirtilerde %30’dan fazla azalma ortaya çıkmaktadır. Bu ilaçların bir psikiyatri uzmanın takibi ve tedavisi altında kullanılması önerilmektedir.

Psikoterapi:

Obsesif-kompulsif bozukluğun tedavisinde etkinliği kanıtlanmış ve başarı ile uygulanabilen psikoterapi yöntemi Bilişsel-Davranışçı Psikoterapidir. Bu terapide Obsesif-kompulsif bozuklukta sıklıkla karşılaşılan düşünsel çarpıtmaları değiştirmeye ve yapmaya zorlanılan törensel davranışlar gibi eylemleri ortadan kaldırmaya yönelik uygulanan “karşı karşıya gelme ve tepkiyi önleme” yöntemi kullanılır. Bilişsel davranışçı terapi ile de tedavi sürecini tamamlayanlarda yaklaşık %85’e varan oranda hasta düzelebilmektedir.

Bu hastalığın tedavisinde etkinliği ve başarı şansını arttırmak için çoğunlukla ilaç tedavisi ve psikoterapinin birlikte uygulanması en doğru seçenek olacaktır. Bundan dolayı Obsesif-kompulsif bozukluğun tedavisi hem psikiyatrik ilaç tedavisini iyi bilen, hem de psikoterapi eğitimi almış bir uzman tarafından yapılmasının uygun olacağını ve tedavide başarı şansını arttıracağını söylemek mümkündür.

Obsesyon ve Kompulsiyon durumunuzu test etmek için buraya tıklayın.

 

Kaynaklar:

1- Köroğlu E. Obsesif Kompulsif Bozukluk, Klinik Uygulamada Psikiyatri Tanı ve Tedavi Klavuzları, 2. cilt, HYB, Ankara 2009

2- Kognitif ve Davranış Terapileri Derneği web sitesi.

Yorumlar  

+1 #1 Nurdan Bayrakçıoğlu 12-05-2011 12:23
Merhaba,ben OKB tedavisi gören bir hastayım.birbuç uk yıldır tedavi görüyorum. Hala takıntılar devam ediyor, terapi görmem için maddi olanaklşarım çok sınırlı! Ne yapmalı yım?
İyi çalışmalar.
+1 #2 Uzm. Dr. Mustafa CANBAZOĞLU 12-05-2011 18:41
Alıntılandı Nurdan Bayrakçıoğlu:
Merhaba,ben OKB tedavisi gören bir hastayım.birbuçuk yıldır tedavi görüyorum. Hala takıntılar devam ediyor, terapi görmem için maddi olanaklşarım çok sınırlı! Ne yapmalı yım?
İyi çalışmalar.

Merhaba,
OKB tedavisi hem ilaçla hem de psikoterapi ile yapılmaktadır. En etkilisi her ikisinin de birlikte kullanılmasıdır . Ancak çoğu OKB hastasının psikoterapi alma şansı olmayabilir. Bu durumda sadece ilaçla tedavinin de yapılması mümkündür. OKB'nin tedavisinde kullanılan ilaçlar etkili olabilmesi için genellikle yüksek dozda verilmelidir. Sizin de sadece ilaçla tedavi görmeniz mümkündür. OKB tedavisinde kullanılan çeşitli ilaçlar vardır. İyi ve etkili bir tedavi için bu ilaçları bir Psikiyatri hekimi kontrolünde ve takibinde kullanmanızı ve etkili olabilecek en yüksek dozda kullanmanızı öneririm.
#3 yasemin 28-06-2012 13:28
Merhaba hocam, ben okb de temizlik hastalığına yakalandım. Daha 20 yaşındayım. Burda bir doktora gözüktüm. Bana ilaç verdi ancak ilacın uyuşukluk, uyutma gibi etkileri olabileceğini düşündüğümden içmiyorum. Ben aslında konuşarak tedavi edilmesini istiyordum. Evde yiğenlerim falan beni sinir etmek istediklerinde ellerini saçıma sürüyorlar. Bu beni çok rahatsız ediyor. Aslında bu hastalık bende bit-pireye yakalanmak korkusundan başladı. Bugün de hatta bu yüzden bi nöbet geçirdim denilebilir. Ne yapabilirim lütfen bana yardımcı olun.
#4 Uzm. Dr. Mustafa CANBAZOĞLU 06-07-2012 01:26
Merhaba Yasemin Hanım,
Nerede ikamet ettiğinizi yazmamışsınız ondan dolayı size bir psikoterapist önerme imkanım yok. Size verilen ilaçları kullanmadan sizde nasıl bir etki veya yan etki yapacağını bilemezsiniz. OKB nin psikoterapi ile de tedavi edilmesi mümkündür. Ancak ilaçla birlikte yapılan psikoterapinin etkinliği daha fazla olabilir. Size önerim verilen ilaçları kullanmanız ve OKB tedavisinde etkinliği kanıtlanmış Bilişsel Davranışçı Psikoterapi terapisi uygulayan bir psikoterapist bulup ona başvurmanızdır.
Saygılarımla
#5 ümmü şimşek 08-07-2012 16:04
Hocam benim eşim 20 yıldır ... obsesif kompulsiz şizofrenik tanısı konuldu. Hocam eşim 2008'de evimi sattı bu hastalıkta. Evimi geri alma şansım var mı? Eşime 2009'da %62,7 özürlü raporu verildi. Daha sonra İstanbul Adli Tıpa 1 hafta gözetim altında kaldı. Hocam sizce bunun sonucu ne olur, evimi geri alma gibi şansım var mı? Saygılarmla cevep bekliyorum..... ...Teşekkür edrim .....
#6 Uzm. Dr. Mustafa CANBAZOĞLU 09-07-2012 12:55
Merhaba,
Eşinizin rahatsızlığı anladığım kadarı ile obsesif kompulsif belirtilerle giden şizofreni hastalığıdır. Eğer eşinizin rahatsızlığı gerçekten şizofreni hastalığı ise ve siz de mahkemeye eşinizin evini sattığı sırada bu rahatsızlığın etkisi altında bu satış işlemini yaptığını ispatlarsanız mahkemenin bu işlemin hiç gerçekleşmemiş bir işlem olduğu kararını verme ihtimali vardır. Dolayısı ile bu satış işlemi iptal edilmiş olur. Ama önce eşinizin bu satış işlemi sırasında hasta oluğu doktor raporu ile tespit edilmesi gerekir.
Saygılarımla.
#7 ümmü şimşek 12-07-2012 20:34
Sayın Hocam Verdiğniz Bilgiler Dahilnde Beni Gerçekten Çok Rahatlattınız. Allah Çorunuzun Çocuğunuzun Ferahını Göstersin. Allah Sizden Binlerce Razı Olsun... Saygılarımla... Allah Kapınızı Kapatmasın. Hayırlı Günler... Ümmü Gülsüm Şimşek . ANTALYA
#8 ali sahin 26-08-2013 22:59
Hocam merhaba. Size adanadan yaziyorum.
Ben ablamin rahatsızlığı icin size danismak istiyorum. Yaklasik bes yildir temizlik konusunda rahatsızligi var. Surekli ellerini yikiyor. Kendi evinde bile el yuz halvlusu kullanamiyor. Birkez yikadigi biseyi temiz olmadigi gerekçesiyle tekrar tekrar yikiyor. Kendisi 3 cocuk annesi ve bu rahatsizliga 2. Cocuguna hamile oldugu donemde yakalandi.hasta liga yakalandiktan sonraki yil yani yaklasik dort yildir ilac tedavisi goruyor. Bu sure icerisinde 3. Cocuguna hamile kaldi ve 18 ay ara vermek zorunda kaldı ilaclarina. Daha sonra tekrar devam etti. Sonuç olarak bugun hala bir duzelme olmadi. Periyodik olarak gittigi bir doktoru var fakat bes yildir bi ilerleme kaydedemedik. Bu konuda caresiz durumda oldugumuzu soyleyebilirim. Umarim bi yardiminiz olur.
#9 Uzm. Dr. Mustafa CANBAZOĞLU 21-05-2014 19:20
Merhaba,
Size, ilaç tedavisi yanında bir de Psikoterapi (Bilişsel Davranışçı Psikoterapi) almanızı öneririm. OKB de ilaç tedavisi ile birlikte Psikoterapi uygulanırsa başarı oranı artar ve o kişi mevcut takıntı ve zorlantı davranışlarla başa çıkmayı öğrenir. Psikoterapi konusunda bir araştırırsanız Adana'da mutlaka psikoterapi yapan bir psikiyatri uzmanı bulursunuz.
Saygılarımla.
#10 burçin kaya 01-08-2014 16:32
merhabalar;
hocam kısaca anlatayım: anne baba arasındaki gecımsızlık yuzunden sıkıntılı gergın bır çocukluk gecırdım heran kavga edıcekler dıye yada ettıler. suan 28 yasındayım 2 yıl önce babamı kaybettım bır ablam war cocugu oldu ben onu cok sewıyorum çocuk babam öldükten 4 ay sonra dogdu canını ver deseler verebılırım onun ıcın, cok duskunum ona.ben evlıyım ve esımın psıkolojık sorunları oldugunu duusnuyorum cok mutsuz bı ınsan hatta sınırı yüzünden sol el kaybı var sınırlenıp cam kırdığı ıcın suan sol elını kullanamıyor ve tedavısı yok. ama psıkıyatrıye gıtmıyor cunku devlet hastanelerınde gerektıgı gıbı ılgılenılmeyece gını düşünüyor gecmıs zamanda gıtmıs sadece ılac tedavısı verılmıs esım calısmıyor ben calısıyorum özel bı sırkette kendı evımızde yasıyoruz tabıı maddı sıkıntımızda oluyor .her neyse kısacası hayatım bu.sımdı sıze soruma geleyim her gece yattığımda sankı anneme,ablama özellıkle yegenıme bısey olcak gıbı geliyor resmen gözümü kapattığımda aklımdan gecen senaryo canlanıyor cok korkuyorum ve hemen dua etmeye başlıyorum bu cok sıklaşmaya başladı napabılırım bundan kurtulmak ıcın bır hastalıkmıdır?v aktm yok hastaneye gıdemem .iyi çalışmalar...
#11 Uzm. Dr. Mustafa CANBAZOĞLU 01-09-2014 22:01
Merhaba, tarif ettiğiniz durum daha çok Yaygın Anksiyete Bozukluğu na benziyor. Anlaşılan bu durum sizi çok rahatsız etmiyor. Eğer çok rahatsız etseydi yardım almak için bir şekilde vakit bulur bir hekime gidersiniz.
Saygılarımla.
#12 toprak 26-09-2014 18:47
kolay gelsin hocam ben cinsel takıntıların tedavi yöntemi hakkında sormak istiyorum ne yapmalıyım yol gösterirmisiniz artık çok rahatsız oluyorum hayattan hiç bir zevk almaz durumdayım . yardımınız için şimdiden teşekkürler
#13 toprak 26-09-2014 18:52
hocam ben şanlıurfada yaşıyorum
#14 Uzm. Dr. Mustafa CANBAZOĞLU 11-10-2014 00:50
Alıntılandı toprak:
kolay gelsin hocam ben cinsel takıntıların tedavi yöntemi hakkında sormak istiyorum ne yapmalıyım yol gösterirmisiniz artık çok rahatsız oluyorum hayattan hiç bir zevk almaz durumdayım . yardımınız için şimdiden teşekkürler

Tedavi yardımı almak için bir Psikiyatri hekimine başvurun. Size önerim ayrıca ilaç tedavisinin yanında psikoterapi desteği de almanız.
Saygılarımla.

Yorum yapma yetkiniz yoktur.

BİLGİLENDİRME

Bu site ruh sağlığı alanında insanlarımızı bilgilendirmek, eğitmek ve yardımcı olmak amacı ile hazırlanmıştır. Bu sitede size verilen bilgiler sizi tedavi amacına yönelik değildir. Bir sorununuz varsa öncelikle ruh sağlığı alanında çalışan uzman bir kişiye başvurmanızı öneririz.

Ziyaretçi Sayısı

01.11.2009 tarihinden itibaren gelen ziyaretçi sayısı
1927480
BugünBugün255
DünDün306
Bu HaftaBu Hafta1238
Bu AyBu Ay4990
ToplamToplam1927480
Çevrimiçi Ziyaretçi: 1